Çocuklarla Korona Virüsü Hakkında Konuşmak


Tüm dünyayı etkileyen bir salgın olan bu virüsün varlığından önce, kitlesel olarak yayılan kaygı ve panik daha tehlikeli ve çocukların ruh sağlığı için ciddi zararlıdır. Bu sebeple çocukların en az etkilenmesi adına yetişkinlerin yapacakları şöyledir.

Çocuklarımızın yanında haberleri izlememeli, sosyal medya paylaşımlarını açmamalıyız.

Asılsız kaynağı belirsiz paylaşımlardan kendimizi de korumalıyız. Rol model olduğumuzu unutmamak ve kaygının bulaşıcılığını kendi kendimize hatırlatmak da fayda var.

Sakin ve rahat olmaya çalışalım ki çocuklarımız da endişelenmesin.

Çocuklardan olanları tamamen saklamak konuların üstünü kapatmak gibi bir tutum da sergilemeyeceğiz elbette. Çocukların duyduklarına istinaden sorduğu sorulara net ve gerçek yanıtlar vereceğiz.

Okul öncesi dönemde soyut kavramları anlamaları mümkün değil bu sebeple somutlaştırarak anlatmamız gereklidir.

“Virüsler gözle görünmeyen mikroplardır. Bu mikroplar tıpkı diğer mikroplar gibi bizi bulup burnumuzu akıtıp öksürmemizi sağlayabilir. Ancak her hastalık gibi ilaçlarla ve sağlıklı beslenmeyle geçer.(Eskiden olan hastalık öyküsünü hatırlatabilirsiniz.) İçimizde kanımızda mikropları öldüren ve onlarla savaşan bir sistem var. Yardımsever iyi bakteriler, güçlü askerler olan akyuvarlar bizim savunma sistemlerimizdir. Bunlar sebze ve meyvelerle beslenirler.

Biz sağlıklı beslenirsek, virüslerle savaşabiliriz.” gibi metaforlar kullanabilirsiniz. Ayrıca bu hastalığın çocuklara çok etki etmediğini de ekleyebilirsiniz.

Çocuklarda hastalık ve ölüm gibi durumlarda korkutucu olan şey biz yetişkinlerdeki gibi değildir. Onlar için korkutucu olan şey ebeveynleri hastalanırsa ya da ölürse onlara kimin bakacağıdır. Güvenlik algıları sarsılır. Bu sebeple şimdi güvende olduğumuzu ve onları hep koruyacağımızı belirtmeliyiz.

Daha sonra da önlem yöntemlerini anlatabiliriz. Ellerimizi düzenli yıkamak, sağlıklı beslenmek, önlem amaçlı bir süre kalabalık ortamlara gitmemek gibi...

Söylemlerimiz içinde “Ellerini yıkamazsan hasta olursun!, Dışarı çıkmak yasak ve  çok tehlikeli!, Parka gidersek ölebiliriz!” gibi korkutucu ifadelerden de kaçınalım. Ekte sizlerle paylaştığımız hikaye okul öncesi dönem çocuklarına virüs hakkında yeterli bilgiyi vermektedir.

Çocuklarımızla bu virüse dair onların istediği kadar sohbet ederken duygularını açmalarına yardımcı olabiliriz. Korkuya dair önce ifade etmelerini sağlayabiliriz. Korkunun ona hissettirdiğini, ne düşündürdüğünü, bedeninin neresinde ve nasıl bir şey hissettiğini anlatmasını isteyebiliriz. Bu korkuyu çizebilir, hamurla yapabilir ya da onun rolüne girebilir. Ardından rahatlama ve cesaret sağlamak için onu yenen kahraman rolüne girebilir, resimde korkunun yanına onu koruyan bir figür eklenebilir gibi... Hamurla yapılan korku figürüne bıyık yaparak korku komik hale getirilebilir. Bebekler ya da hayvanlar aracılığıyla hastalanan ve doktora gidip iyileşen oyunlar kurgulanabilir. Burada ilaç, ambulans gibi ek oyuncaklarla destek verilebilir. Çocuklarımızın bu beklenmeyen süreci sakin ve psikolojik olarak sağlıklı geçirmeleri adına bütün ekip arkadaşlarımız velilerimiz ile iletişim içerisinde olacaktır. Sağlıklı günler dileriz.

                                                                             Uzman Psikolog Aliye Karaşahin


Diğer Yazılar

AIKA © 2015. Tasarım O.A.