Okulun ilk günü neler yapmalıyız?


Çocuğun okula başlaması aile ve çocuğun büyük heyecan yaşadığı bir süreçtir. Bu süreç farklı anları içinde barındıran bir duygu karmaşasının da varlığıdır aslında. Bir yandan coşku, merak ve mutluluk diğer yandan şaşkınlık, endişe ve huzursuzluk bir arada yaşanır.

Anne ve babalar, kendileri için uzak bir hayal gibi görünen o gün gelip çattığında, hiç de düşündükleri gibi romantik anlar yaşayamayabilirler. Çocuğu büyüyüp de okul çağına gelen anne ve babalar; ayaklarına sarılmış gözyaşı döken, okula gitmemek için direnen bir çocukla karşı karşıya kalabilir. Çocuğun okula gelmek istemeyişi okul fobisinden değil, ayrılık anksiyetesinden olabilir.  Ayrılık anksiyetesi; çocuğun ebeveynden ya da evden (güvenli ortam) okul aracılığıyla uzaklaştırılma korkusu olarak tanımlanabilir. Bu çocuğun aileden ilk ayrılışı olup yaşanılan kaygı normal ve sık rastlanılan bir durumdur. Bu durumu okul fobisinden ayırmak gereklidir. Fobide çocuk okuldan kaçmak ister, başarısızlık kaygısı yoğundur. Ayrılık anksiyetesinde ise çocuk okuldan korkmaz; anneden ayrı kalmama arzusu vardır.

Bu durumu daha az sancılı geçirmek için neler yapılabilir?

  1. Empati kurmak çocuğumuzla iletişimde en etkili yol olmakla birlikte onu anladığımıza dair söylemler, iletişimin akışı içinde sık sık kullanılmalıdır. Okula başlama ile birlikte gelişen belirsizlikler ve heyecanlar için onun anlatmak istediklerini çok sorgulamadan dinlemek, onu anladığımızı ifade etmek bu sürecin en destekleyici yaklaşımı olacaktır.
  2. İletişim diliniz “ sevgi dolu, yumuşak fakat bir o kadar da kararlı ve net olmalıdır. “Okula gitmek istemiyorum” şeklindeki tepkileri anlayışla karşılayarak kararlı bir süreç geliştirilmelidir. Kaygıyı gidermek adına çocuğa ‘’Okulda başına bir şey gelmeyeceğini ve onu asla okulda bırakmayacağınızı ‘’söyleyin.
  3. Okula gitme konusunda kararlı tutum devam etmeli, kesinlikle geri adım atılmamalı ve bu konuda düzen mutlaka sağlanmalıdır.
  4. Çocuğunuzu okula bırakma seansları; sevgi dolu, güleç ve kısa süreli ayrılmamalarla tamamlanmalıdır ve uzun törenlere dönüştürülmemelidir. Çocuğun okuldan alınacağı saati söylenmeli ve söylenilen saatte de mutlaka çocuğu almaya gelinmelidir.
  5. Çocuğun okula gitmesi için sürekli uzun ve karmaşık ikna cümlelerinden sakınılmalı, aksine “ arkadaşlarınla çok iyi vakit geçireceksin, döndüğümde bana yaptıklarını anlatırsın” şeklinde bir cümleyle sürece odaklanan ve meraklı bir şekilde vedalaşma bitirilmelidir.
  6. Unutmayalım ki kaygı bulaşıcıdır; zaten güven sorunu yaşayan çocuk aile olarak sizi kaygılı görürse başıma kötü şeyler gelecek duygusuna daha da kapılabilir. Siz net ve sakin kalırsanız kontrolün sizde olduğunu çocuk anlar ve rahatlar.

                                                                                                                                            Uzman Psikolog, Çocuk ve Aile Danışmanı

                                                                                                                                                               Aliye KARAŞAHİN


Diğer Yazılar

AIKA © 2015. Tasarım O.A.