Yazarlarımız


Op.Dr. Aslı Başver CAN


Uzm.  Psk. Sibel Opak ÖZKILIÇ


Ayçin DURUCU AIKA Bahçeşehir


Hacer UZ AIKA Alkent 2000


Uzm. Dr. Ömer SALTAN


Dr. Dt. Dilek Argun DURAK


Dt. Recep YEŞİLYURT


Dr. Timur Batmaz



Eyvah Çocuğum Allerjik (mi) ?


Büyük küçük herkes, hayatında en az bir kere doktora gidip bunu duymuştur.

“Allerjik olabilir”

Evet doğru allerjik olabilir ama bu dünyanın sonu değil. Bu nedenle bu yazımda allerji ile alakalı doğru bilinen yanlışları elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.

Kabaca allerjinin tanımı; “allerjenin vücuda girmesiyle meydana gelen aşırı duyarlılık reaksiyonu neticesinde bir takım semptomların (bulguların) ortaya çıkması” olarak yapılabilir. Allerjiye neden olan allerjenler;

  1. Hava yolundan alınan allerjenler (aeroallerjenler)
  2. Oral yoldan alınan allerjenler (besin veya ilaç olabilir)
  3. Deriden temas yolu ile alınan allerjenler (ki bunlar daha çok egzama ile sonuçlanır)
  4. Parentereal (damardan veya kas içerisine enjeksiyon şeklinde) allerjenler olmak üzere dört

ana başlıkta toplanabilir.

 

Bizim burada bahsedeceğimiz hava yolu ile alınan allerjenlerinin neden olduğu allerjik rinit veya toplumda bilinen adı ile saman nezlesidir. Adında saman kelimesi geçmesine rağmen konunun saman ile herhangi bir ilişkisi yoktur.

İsterseniz bu noktadan sonra soru cevap şeklinde devam ederek allerjik rinit ile ilgili bilgilerimizi sıralayalım.

Hangi çocuklar allerjik rinit konusunda daha çok risk altındadır?

Aile öyküsü yani anne-babada allerjik rinit varlığı çocuklar için bir risk faktörüdür. Bunun yanı sıra; genç anne yaşı, çoğul gebelik, düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği gibi faktörlerinde allerjik rinit gelişiminde etkili olduğu bildirilmiştir. Erken yaşlarda egzama varlığı da allerjik rinit açısından risk faktörüdür.

Bunların aksine; çok kardeşi olanlarda ve çocukluğunda hayvanlar ile kontağı olanlarda atopi (allerjiye yatkınlık) ve allerjik rinitin daha az gürüldüğü bildirilmiştir. Bu gözlemlere dayanılarak çocuklukta geçirilen viral ve bakteriyal enfeksiyonların atopiden (allerjiye yatkınlık) koruyucu etkisi olduğunu öne süren “hijyen hipotezi” geliştirilmiştir.

Çocuğumda allerjik rinit olup olmadığını nasıl anlayabilirim?

Allerjik rinitin tanısı daha çok hastadan alınan hikâye; yani şikâyetlerinin dinlenmesi ve fizik muayene ile konulur. Çocuğunuzda özellikle sabahları uyandığında hapşırık, burunda ve gözlerde kaşınma, gözlerde yaşarma, sulu burun akıntısı gibi şikâyetler varsa bu bir ev tozu allerjisinin varlığını işaret ediyor olabilir. Aynı şikâyetlerinin yılın belli zamanlarında ortaya çıkıyor olması mevsimsel bir allerjik riniti düşündürebilir. Her iki durumda da şikâyetler aynı sadece şikayetlerin başlangıç zamanları farklıdır.

Çocuğumda yukarıda bahsedilen şikayetler var ise ne yapmalıyım?

Bu tip şikayetlerin varlığında yapılması gereken; Kulak Burun Boğaz Uzmanına müracaat edilmesidir. Ancak maalesef ülkemizde bu tip şikâyetlere sahip çocuk ve erişkinler, pediatri veya dahiliye hekimlerine müracaat etmektedir. Bir KBB hekiminin rinit tanısı koyan ve tedavisi yapan diğer branşlardaki hekimlere en büyük üstünlüğü burun muayenesini yapabilmesidir. Allerjik rinit tanısında ve başka hastalıklardan ayırıcı tanısında nazal endoskopi (burnun ışıklı kameralar yardımı ile muayenesi) önemlidir.

Hastadan (veya anne babadan) alınan hikâye (anamnez) ve muayeneye ek olarak allerjik rinit tanısını desteklemek için bir takım testler kullanılabilir ki bunlardan en önemlisi ve en faydalısı “deri prick testidir” Hastalığın tanısı %85 oranında anamnez ve fizik muayene ile konulabilirken deri prick testi allerjenin ne olduğunun belirlenmesinde önemlidir. Diğer bir deyişle deri testleri tanıyı desteklemek amacı ile yapılır. Hastanın şikayetleri allerjik riniti işaret ederken deri prick testinin negatif çıkması allerjik rinitin varlığını ekarte ettirmez. Böyle bir durumda test tekrarlanmalı veya test yapılmadan önce test sonucunu etkileyebilecek ilaçların kullanılıp kullanılmadığı sorgulanmalıdır.

Deri testi ile allerjenin ne olduğu belirlendikten sonraki adım nedir ?

Allerjenin belirlenmesinden sonra yapılacak ilk iş allerjenden kaçınmaktır. Teorik olarak allerjenden kaçınmak mümkün gibi görünse de pratikte pek mümkün değildir. Gerek ev tozu allerjisinde, gerekse polen allerjisinde bu tip allerjenlerden kaçınmak çok mümkün değildir. Korunma önlemlerinin en faydalı olduğu durum evcil hayvan (kedi-köpek tüyü gibi) allerjileridir ki evcil hayvanın evden uzaklaştırılması ile çözüm sağlanabilir. Ancak evcil hayvanın evden uzaklaştırılmasından bir süre sonra (ortalama 6 ay) dahi şikayetlerin devam edebileceği akılda tutulmalıdır.

 Çocuğumda allerjik rinitin olması onun sık hastalanmasına neden olur mu ?

Allerjik rinit ile ilgili en sık yapılan yanlış budur. Çocuğunuzun allerjiye yatkın olması veya allerjik rinitinin olması onun diğer çocuklara nazaran daha sık hastalanacağı anlamına gelmez. Çocuğunuzun okul kreş gibi kapalı ortamda bulunuyor olması, kış mevsimi, çevre kirliliği, pasif sigara içiciliği sık hastalanma nedenleri arasında sayılabilir ancak allerjik rinit bu sebepler arasında değildir.

Allerjik rinitin tedavisi nedir ? Tamamen kurtulmanın bir yolu var mıdır?

Allerjik rinit tedavisi aldıktan sonra aslında ilk yapılması gereken hastanın bilgilendirilmesidir. İkinci olarak eğer tespit edilebilmiş bir allerjen var ise mümkün olduğunca allerjenden kaçınılmalıdır. Üçüncü basamakta ise medikal tedavi yer almaktadır. Medikal tedavi içerisinde sadece şikayetleri gidermeye yönelik tedaviden tutunda (antihistaminik haplar, nazal steroidli buru spreyleri gibi) hastalıktan tamamen kurtulmayı hedefleyen immunoterapiye (aşı tedavisi) kadar geniş bir yelpaze vardır.

Kısacası allerjik rinit tanısı almış olmak dünyanın sonu olmadığı gibi, çocuğunuzun yaşamış olduğu enfeksiyon gibi olumsuzlukların tamamını allerjiye bağlamak doğru değildir. Uygun tanı ve tedavi ile allerjik rinit rahatlıkla kontrol altına alınabilir ve çocuğunuz sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir.


Dr. Timur Batmaz

Kulak Burun Boğaz Uzmanı

13 Ağustos 1981 Rize doğumlu. 1998-2004 yılları arasında tıp fakültesi eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesi tıp fakültesinde tamamladı. Kısa bir dönem pratisyen hekimlik ve sağlık grup başkanlığı yaptıktan sonra, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesine kulak burun boğaz ihtisasını tamamladı. Mecburi hizmetini Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesinde tamamladıktan sonra devlet memurluğundan istifa etti. Özel hastanedeki çalışma hayatı 2013 yılında başladı. 2013-2015 yılları arasında Hospitalist hastanesinde 2015-2018 yılları arasında Özel Medilife hastanesinde çalıştıktan sonra, 2018 mart ayından sonra kendi kliniğinde hizmet vermeye başladı Ağırlıklı olarak burun estetiği ve sağlığı ile birlikte orta kulak hastalıkları ve cerrahisi ile ilgilenmektedir. Etrafındaki yenilikleri takip eden, burun estetiği ile ilgili hem ulusal hem de uluslararası toplantıları sıkı takip eden bir kulak burun boğaz uzmanı. Birçok toplantıda konuşmacı ve moderatörlük yapmıştır. Evli ve bir erkek çocuk babası. EAFPS – The European Academy of Facial Plastic Surgery üyesi


Diğer Yazılar

AIKA © 2015. Tasarım O.A.